









 















 








 



 


|
 |

 Haberler / Duyurular

 Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü Yıl Sonu El Sanatları Sergisi
HALK EĞİTİMİ MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ 2008-2009 KURS BİLGİLERİ
Yayladağı HEMden Defne Sabunu tanıtımı
HAYDİ SÜT İÇELİM
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Çanakkale Şehitlerini Anma Törenini
Protez Ayak Yardımı
PROTEZ YARDIMI
TGMP'in Semineri
Uzun Yürüme Cihazı, Gece Ayakları Dinlendirme Cihazı ve Ortopedi Yardımı
YAYLADAĞI SYDV’DEN YENİ BİR YARDIM DAHA
SYDV'den Nakdi Para Yardımı
SYDV 2008 Yılı Faaliyetleri
Öğrencilerimizden Badminton Başarısı
Kömür Yardımları
Ek Kömür Dağıtımı
2008 YILI KÖYDES FALİYETLERİ
Hükümet Konağına Takılan Güvenlik Kamera Sistemi

 Yayladağı Tarihi


İlçenin tarihi durumu milattan önceki yüz yıllara kadar uzanmaktadır. Bölgenin batısında bulunan ve yörenin en yüksek yeri olan Keldağ üzerinde mahalli ismi Harabe Kilise olarak bilinen ve tarihi kayıtlara göre ismi Barlahan olan kilisede yapılan kazılarda üç devreye ait paralar bulunmuştur. Bu paraların İyonyalılar'a, Romalılar'a ve Abbasiler'e ait olduğu tespit edilmiştir.
Yine aynı bölgede Montblace isminde bir şehrin bulunduğu ve dünyanın üçüncü büyük şehri olduğu, bütün kervan yollarının buradan geçtiği, dünyada ilk olarak şarapçılık ve ipekçilik monopolünün burada kurulduğu, 60 odalı hastanenin yapıldığı tespit edilmiştir. Şehrin üzerinde kurulduğu Keldağ' ın volkanik bir dağ olması dolayısıyla bir püskürme neticesinde şehrin tamamen yok olduğu belirtilmektedir. Yine Keldağ üzerinde bulunan bu kilisenin 1700 yıllık olduğu, Senpiyer kilisesinden sonra yapıldığı araştırma neticesinde ortaya çıkmıştır.
Ayrıca Denizgören köyünün Bayındır adı verilen mevkiinde Hocalar kilisesinden önce yapıldığı, şu savla ileri sürülmektedir. Hıristiyanlık dininin ilk ortaya çıktığı dönemde bu dine mensup olan çeşitli baskılarla karşılaşmakta ve bu kişiler genellikle gözden uzakta, saklanması ve kaçması kolay olan yerlerde yetiştirilmektedir. Bu sebeple Hıristiyanlık dinin içerisindeki resimler özelliğini günümüze kadar korumuştur.
İlçe daha sonra Osmanlılar'ın idaresine geçmiş I. Dünya Savaşı sonuna kadar bu yönetime bağlı olarak kalmıştır. Evliya ÇELEBİ Seyahatnamesinde ilçeden Trablusgarp Şam'a bağlı ORDU köyü olarak bahsetmektedir.
I. Dünya Savaşının sonunda ilçe Fransız işgaline uğramış ve 18 yıl Fransız yönetiminde kalmıştır. Hatay’ın müstakil devlet olması üzerine bir yıl Hatay devletinin bir ilçesi olmuş ve Hatay’ın Anavatan'a ilhakı ile 1939 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne katılmıştır.
İlçenin ismi Karadeniz bölgesindeki "Ordu" ile karıştırılmaması için ilçenin doğusunda bulunan Yayladağı adından esinlenerek YAYLADAĞI olarak değiştirilmiştir.
|
 |